GEZENTİ Paralel Evrenler’ in İkinci Sayısı Çıktı!
Gezenti Yoluna Devam Ediyor
2009’un Nisan ayında bahar sayısıyla yola koyulan, “Yaşam ve Gezi Kültürü” dergisi Gezenti – Paralel Evrenler, güz sayısıyla okurlarının karşısında. Turizm odaklı gezi dergilerine bir alternatif oluşturma arzusuyla bir araya gelen hayalperestlerin çıkardığı Gezenti, serüvenine yine insana çıkan yollardan devam ediyor. Yeni sayının gezginleri kâh Atina yollarında Rebetiko öyküleriyle dolanıyor, kâh Fas’ta seyyar portakal suyu satıcılarının izini sürüyor. Prag’da bir soluklanıp ardından Hint düğününe misafir oluyor, Avustralya çöllerinde biraz asbest arayıp akşama doğru Alma-Ata’da uçaktan iniyor, eve girmek bilmeyen bu gezentiler.
Gezenti’nin on iki yeni hikayesi onları keşfetmenizi bekliyor. İyi gezmeler!
Merhaba Gezginler!
Turizm odaklı gezi dergilerine alternatif oluşturma arzusuyla bir araya gelen hayalperestlerin dergisi GEZENTİ Paralel Evrenler hikayelerini keşfetmenizi bekliyor.
İyi yolculuklar!
__________________________________________________________________
Yazılmamış Bir Kış Dizesi: Prag
Özgür Kınık
“Sevgili okur, bu yolculuğa dair iki ayrıntı bu yazının taraflı bir yazı olmasına, bir kenti kayırmasına sebebiyet verecektir. İnancım şudur ki bir kente gidilmesi gereken en uygun zaman, yabancı turistlerin en az gittiği zamanlardır.” (Gezenti, Güz 2009)
__________________________________________________________________
Britanya Notları II: Ölesin Gelir
Ahmet Çinici
“Orta Çağ’da papazların cahil halkı bu etkileyici kiliselerde nasıl büyüleyip etkilediklerini, kendilerine inandırdıklarını anlıyor insan. Eski şatafatından çok şey kaybetmiş olduğu anlaşılan kiliseler, yine de mezarlık içerisinden geçilerek ulaşılmasıyla, hayatı, ölümü, anlamı sorgulatmasıyla ve cevaplardan çok sorular, sorgulamalar ortaya koymasıyla hala etkileyici, ancak artık bomboş.” (Gezenti, Güz 2009)
__________________________________________________________________
Bir Bardak Portakal Suyu: FAS
Can Başkent
“Portakal suyu tezgahlarında kaç defa kazıklandığımın hesabını tutmadım bile. Göz göre göre benden, turist olduğum için fazla para istenmesine itiraz etmedim. Bunun, birinci dünyada yaşamamın zekatı olarak idrak etmeye çalıştım.” (Gezenti, Güz 2009)


