Skip to content

GEZENTİ Paralel Evrenler Yoluna Devam Ediyor

2009’un Nisan ayında bahar sayısıyla yola koyulan, “Yaşam ve Gezi Kültürü” dergisi Gezenti, serüvenine yine insana çıkan yollardan devam ediyor. Kâh Atina yollarında Rebetiko öyküleriyle dolanıyor, kâh Fas’ta seyyar portakal suyu satıcılarının izini sürüyor. Prag’da bir soluklanıp ardından Hint düğününe misafir oluyor, Avustralya çöllerinde biraz asbest arayıp akşama doğru Alma-Ata’da bir türlü eve girmek bilmiyor...

Merhaba Gezginler!

Turizm odaklı gezi dergilerine alternatif oluşturma arzusuyla bir araya gelen hayalperestlerin dergisi GEZENTİ Paralel Evrenler hikayelerini keşfetmenizi bekliyor.

İyi yolculuklar!

__________________________________________________________________


Tekmili Birden: Kopenhag’ta Gazete Dağıtmak

Tekmili Birden: Kopenhag’ta Gazete Dağıtmak

Serhan Mersin
“Yaşadığımı düşündüğüm refah toplumunda, benim gibi öğrencilerin arasında bisikletimin çalınabileceğini, üniversitenin içinde ders arasında gidebileceğini hiç düşünmemiştim. O kadar güveniyordum ki bu ülkeye tüm uyarılara kulak tıkıyor, bisikletimi bazen kilitlemiyordum. Ama oldu. Bisikletim gitti ve ben de bunun üzerine boş bulduğum bisikletleri çalabileceğimi idrak ettim. Büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım. Artık ben de temiz kalmayacaktım. Kısasa kısas.” (Gezenti, Bahar 2009)

__________________________________________________________________

Melekler Şehri Los Angeles

Tuğba Beyaz
Melekler Şehri Los Angeles (Tuğba Beyaz)
“Los Angeles’da geçen ‘Melekler Şehri’ (City of Angels, 1998) filminden fotoğraf olarak hatırladığım, iki üç sahne var. Bir tanesinde melek, bir otoyol işaretinin üzerinde oturuyordu, diğerinde bitmemiş bir gökdelenin çelik iskeletinde, oldukça yüksekte. Bir diğerinde ise tüm melekler okyanusa doğru dönmüş güneş batımını sessizce izliyorlardı.” (Gezenti, Bahar 2009)

__________________________________________________________________

Yazılmamış Bir Kış Dizesi: Prag

Özgür Kınık

“Sevgili okur, bu yolculuğa dair iki ayrıntı bu yazının taraflı bir yazı olmasına, bir kenti kayırmasına sebebiyet verecektir. İnancım şudur ki bir kente gidilmesi gereken en uygun zaman, yabancı turistlerin en az gittiği zamanlardır.” (Gezenti, Güz 2009)

__________________________________________________________________

Britanya Notları II: Ölesin Gelir

Ahmet Çinici


“Orta Çağ’da papazların cahil halkı bu etkileyici kiliselerde nasıl büyüleyip etkilediklerini, kendilerine inandırdıklarını anlıyor insan. Eski şatafatından çok şey kaybetmiş olduğu anlaşılan kiliseler, yine de mezarlık içerisinden geçilerek ulaşılmasıyla, hayatı, ölümü, anlamı sorgulatmasıyla ve cevaplardan çok sorular, sorgulamalar ortaya koymasıyla hala etkileyici, ancak artık bomboş.” (Gezenti, Güz 2009)

__________________________________________________________________

Bir Bardak Portakal Suyu: FAS

Can Başkent

“Portakal suyu tezgahlarında kaç defa kazıklandığımın hesabını tutmadım bile. Göz göre göre benden, turist olduğum için fazla para istenmesine itiraz etmedim. Bunun, birinci dünyada yaşamamın zekatı olarak idrak etmeye çalıştım.” (Gezenti, Güz 2009)

__________________________________________________________________

Yötebori’de Bir Angaralı   

Aslı Oflaz
Yötebori’de Bir Angaralı (Aslı Oflaz)
“Bugün tüm mürettebat çok şaşkın, hatta mürettebattan biri, saçındaki ısı yükselimini göstermek için üşenmeden kaptan köşküne kadar geldi. Renginin pembeye döndüğünü gören doktor D, hemen “ısı eşitleme odasına” bu kişiyi götürüp, dengeleme işlemini gerçekleştirdi. Neyse ki, vücudunda herhangi bir tahribat olmadan tekrar rengini maviye döndürmeyi başardı. Uzun zamandır hissetmediğimiz bu ısının, tahminen Samanyolu Gökadası’na ait “Güneş” denilen yıldız kaynaklı olduğunu düşünmekteyiz. Doktor D, bu iş ile bizzat ilgilenmesi için görevlendirildi. Anladığım kadarıyla, iklim değişiklikleri ile ilgili olan çalışmalarımızı bir an önce hızlandırmalıyız. Mürettabatın bir kısmı, güverteye çıkıp, üzerlerindeki hayteknoloji izolasyon malzemelerini çıkartıp, yüzlerini gökyüzünde aniden beliren sarı renkli cisime döndüler. Bu sırada yüz kaslarında oluşan ve gün boyu süren, tebessüm denilen ani gerilimden ötürü, Serotonin ve Noradrenaline hormonlarını arttırıcı ilaçlarını almayı red ettiler.” (Gezenti, Bahar 2009)

__________________________________________________________________

Reklamlar
No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s